Bizi Facebook'ta Beğenir misiniz? :)
Anasayfa > Deyimler > Ağızla İlgili Deyimler

Ağızla İlgili Deyimler


--------Sponsor Bağlantılar--------



Ağız birliği etmek : Bir konuda aynı şeyler söylemeyi ya da yapmayı kararlaştırmak . (Kars. Aynı ağzı kullanmak.)

Ağız dalaşı (dalaşması): Sözle yapılan kavga.

Ağızdan ağıza : Biri ötekine ötekisi de başkalarına söyleyerek.

Ağız değiştirmek: Daha önce söylediğinden çok farklı şeyler anlat*mak.

Ağız dolusu (küfür laf etmek) : Bol ve ağır (küfür laf etmek).

Ağız eğmek (birine) : Bir şeyi ondan yalvarırcasına istemek

Ağız kalabalığına getirmek (birini): Konudışı sözlerle karşısındakini şaşırtıp amacına ulaşmak

Ağız kokusu : Bir kimsenin dayanılması güç davranışları sözleri istek*leri.

Ağız tadı: Bir toplulukta dirlik düzenlik. .

Ağız yapmak : Bir kimseyi sözle davranışlarıyla oyalamaya aldatma*ya çalışmak

Ağlama duvarına dönmek : Herkesin derdini döküp sızlandığı biri hali*ne gelmek.

Ağlamaklı olmak : Ağlayacak gibi olmak.

Ağrısı tutmak: -1. Gebe kadının doğum şanoları başlamak. -2. Her*hangi bir ağrı varlığını duyurmaya başlamak.

Ağza alınmayacak (alınmaz) : Kaba söylenmesi ayıp sayılan (söz).

Ağzı (bir karış) açık kalmak: Bir olay ya da söz karşısında şaşırıp kalmak donup kalmak.

Ağzı bozuk : Küfürlü konuşmayı huy edinen küfürbaz (kimse).

Ağzı burnu yerinde : Olduça güzel yakışıklı (kimse).

Ağzı çelik (teneke kaplı): Çok sıcak yiyecek ve içecekleri rahatlıkla yiyip içebilen kimse.

Ağzı dili kurumak : Bir şeyi bıkacak derecede çok tekrarlamak.

Ağzı dili varmamak : bk Dili varmamak.

Ağzı var dili yok: Pek konuşmayan hakkını aramasını bilmeyen (kimse).

Ağzı gevşek: Sır saklamasını beceremeyen geveze (kimse).

Ağzı havada : Neler olup bittiğinden haberi olmayan şaşkın alık.

Ağzı kalabalık : Yerli yersiz çok konuşan (kimse).

Ağzı kara: -1. Kötü haberler veren (kimse). -2. Fitneci çamur atan (kimse).

Ağzı kulaklarına varmak : Bir olay durum karşısında çok sevinmek.

Ağzı laf yapmak : Etkileyici inandırıcı biçimde konuşmak.

Ağzına bir parmak bal çalmak: Bir kimseyi tatlı vaatlerle önemsiz şeylerle oyalamak avutmak.

Ağzına bir şey (çöp) koymamak : Hiçbir şey yememiş olmak.

Ağzına burnuna bulaştırmak (bir işi): Bir işi becerememek berbat etmek bozmak. (Kars. Yüzüne gözüne bulaştırmak.)

Ağzına geleni söylemek: Kızgınlık öfke vb. etkisiyle kına ve kaba sözler söylemek. (Kars. Açtı ağzını yumdu gözünü.)

Ağzına kadar: Boş yer kalmamak üzere.

Ağzına (ağzınıza) sağlık: Yerinde en uygun zamanında söz söyle*yenlere iltifat olarak söylenir.

Ağzına sakız etmek (bir şeyi) : 0 şeyi devamlı konuşur olmak.

Ağzına sakız olmak: Bir kimsenin devamlı konuştuğu bir konu duru*muna gelmek dedikodu konusu olmak.

Ağzına sıçmak: Öfkelenilen bir kimseye büyük zarar verecek bir iş yapmak.

--------Sponsor Bağlantılar--------

Ağzına sürmemek (koymamak) (bir şeyden): Söz konusu bir yiye*cek içecekse ondan hiç yememek içmemek.

Ağzına tükürmek : Sıkıntı aa veren bir şeye lanet okumak.

Ağzına vur lokmasını al: Çok yumuşak başlı sessiz âciz (kimse).

Ağzına yakışmamak : Ayıp sayılan ya da hayrete düşüren sözler söy*lemek.

Ağzında bakla ıslanmamak : Hiçbir sim saMayamamak sır tutama-mak

Ağzında büyümek : Bir yiyeceği sevmediği karnı doyduğu iştahsız ol*duğu için bir türlü yutamamak

Ağzında gevelemek (bir şeyi): Onu açıkça söylememek

Ağzından baklayı çıkarmak : Sabrı tükenip bildiklerini düşündüklerini söyleyi vermek

Ağzından bal akmak : Tatlı etkileyici biçimde konuşmak

Ağzından burnundan gelmek : bk. Burnundan gelmek.

Ağzından burnundan getirmek : bk. Burnundan getirmek.

Ağzından çıkanı (çıkan sözü) kulağı işitmemek (duymamak) : Kız*gınlık öfke vb. yüzünden çok ağır sözler söylediğinin farkında olmamak

Ağzından düşürmemek (bir şeyi birini adını) : Her yerde her za*man onun sözünü etmek

Ağzından girip burnundan çıkmak : Çeşitli yollar deneyerek kandır*mak bir şeye razı etmek

Ağzından kaçırmak : Söylemek istemediği bir şeyi boş bulunup söyle*yi vermek

Ağzından kapmak: Bir kimsenin konuşmasından yarım yamalak bir şeyler öğrenmek

Ağzından konuşmak (birinin): Başkası adına ya da başkasını taklit ederek konuşmak

Ağzından laf almak (kapmak) : Bir kimseden çeşitli yolları deneyerek gizli tutulan şeylerle İlgili bilgiler edinmek

Ağzından laf çalmak (çekmek): Bir kimseden birtakım mantık oyunla*rıyla bilgi sızdırmak

Ağzından lokmasını almak : Hakkı olan şeyi onun elinden almak

Ağzından yel alsın : “Söylediğin kötü olayın gerçekleşmemesini dile*rim.” anlamında.

Ağzında yaş kalmamak : Bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söy*lemiş olmak (Kars. Dilinde tüy bitmek)

Ağzını açmak: -1. Konuşmak -2. Kına sözler söylemek azarlamak paylamak.

Ağzını aramak (yoklamak) (birinin) : Bir kimsenin belli bir konuda ne*ler düşündüğünü öğrenmeye çalışmak

Ağzını bıçak açmamak : Üzüntüsünden ya da başka bir nedenle ko*nuşacak durumda olmamak

Ağzını bozmak : Küfür ve hakaret dolu sözler söylemek küfretmek

Ağzını burnunu dağıtmak : .Yumrukla feci şekilde dövmek adamakıllı hırpalamak

Ağzını havaya (poyraza yele) açmak: Eline geçen fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler beklemek ummak.

Ağzını hayra açmak : Hep kötü olasılıklardan söz etmek.

Ağzını kapamak (kapatmak) (biri) (birinin) : -1. Susmayı tercih et*mek. -2. Küçük bir çıkar karşılığında bir kimsenin konuşmamasını sağlamak.

Ağzını mühürlemek: Hiç konuşmamak hep susmak. :

Ağzının içine bakmak : -1 Bir kimsenin sözlerini zevkle dikkatle dinle*mek. -2. Onun sözlerini yerine getirmeye hazır olmak.

Ağzının içine girmek : Bir kimseye çok yaklaşmak.

Ağzının kokusunu çekmek : Bir kimsenin yerli yersiz İstek ve davranış*larına katlanmak.

Ağzının payını almak: Bir söz ya da davranışından ötürü hak ettiği karşılığı görmek; paylanmak azarlanmak.

Ağzının payını vermek (birine): Bir kimseyi bir söz ya da davranışın*dan ötürü paylamak (Kars. Haddini bildirmek).

Ağzının suyu akmak : Çok beğendiği imrendiği bir şeyi elde etmek is*temek imrenmek.

Ağzının tadı bozulmak (kaçmak) : Kurulu düzeni rahatı bozulmak huzuru kaçmak.

Ağzının tadını bilmek : >1. Damak zevki olmak. -2. Her şeyin güzelini seçmede usta olmak

Ağzını öpeyim (seveyim) : “Ne güzel anlattın ne güzel haber verdin
sağ olasın” anlamında.


--------Sponsor Bağlantılar--------



Sizde Güzel Söz Eklemek İster misiniz?

Sponsorlu Bağlantılar